Aslan ve bütün hayvan arkadaşları ormanda bir şenlik yapmak istemişler.Yer ve gün belirlenmiş,tören başlamak üzereyken,çalan davulcunun yanında zurnacı yokmuş.Aslan ayıyı ya-
na çağırarak,
- ayı kardeş sen beceriklisin,ormana bak bize acele bir zurnacı bul demiş. Ayı ormanda zurnacı aramış durmuş.Umudunu kesmek üzereyken bir anda, boylu boyuna uzanan ve güneşlenen eşeğe rastlamış. Çok yorulan ayı;
Eşeğin kalafatının uzunluğunu görünce ;
- bu ne diye sormuş ?
- Eşek gayet sakin bir tavırla,zurna demiş.
Ayı ;
- Kalk tören yerine gidelim, sabahtan beri ben
zurnacı arıyorum demiş.
Birlikte yürümüşler. Bir derenin kıyısına geldiklerinde;
- eşek;
- Ayı kardeş ben bu zurnayla karşıya geçemem
demiş.
- Neden?
- Zurna ıslanır.
- Ne yapalım şimdi?
- Bir yerinde saklamak gerek
- O zaman sırtıma atla ve sakla, güçlükle karşı
kıyıya getirmiş, bitkin bir şekilde ayı ve eşek tören yerine devam etmişler.Derken bir dereye yine gelmesinler mi ?
Zar zor eşeği yine sırtına alan ayı güçlükle karşıya getirmiş ve bir çuval yığını gibi yere bırakmış. Eşeğe dönerek;
Si......m seni de, zurnanı da orada bırakmış ve
tören yerine, aslana gitmiş.Ayıyı gören aslan;
- Ne oldu ayı kardeş ? Zurnacı getirdin mi?
- Kralım, bir zurnacı buldum, zar zor iki dereden
geçirdim. Bir dere daha var, Gö.....ne güvenen varsa,gitsin getirsin demiş.